Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi... Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi İnsan hergün anımsar mı...
Fatih gibi kuşattım gönlünüKılıçları değil serdim önüne gülü sümbülüİstanbul kuşatması elliüç gün sürdüYıllardır kuşattıgım gönlünüAcaba bir gün fetetmem mümkünmüİstanbul kıskanıyor seniYıllardı süren kuşatmaya direnmeniGülü sümbülü...
Karma karışık yağan dolu gibiDüşünceler istila ediyor beynimiSensizliğe mahkum ruhumÜşüyor soguk kış geceleriZararlı düşünceler savuruyor beniUçurum kıyısındaki yalnızlığaGeçmişi kapayıp geleceğe defter açtıgımdaYeşil gözlerine rasladım boş...
Sus sakın anlatma bana yalan sevdayıBen çok dinledim bu masallarıSonu mutlu biten masallarda Bulamadım kendimi çok arasamdaYılmadım aradım buldum sonundaGüzel bir aşk masalındaMecnun demişler adıma...
Ateş ortasında kalmış akrep misasli Zehirleyerek öldürüyorum kendimi Yavaş yavaş kalbim uyuşuyor şimdiHayalin gözlerimin önüne geldiUzaklarda yanan bir fener gibiSilik bir sevgili hayaliKörüklüyor vücudumu...
Rüzgar savuruyor yosun kokusunu sahileAklım gidiyor seninle geçirdigimiz günlereBuraya her gelişimizdeHüzün çökerdi gözlerine birden bireSordugumda bir bakış atıp büyülesende gözlerinleBilirdim hiç deyip geçiştirsende Başkası vardı...